Anasayfa / Fotoğraf / ANKARA - AKİN KÖYÜ

ANKARA - AKİN KÖYÜ


Ankara İli Şereflikoçhisar İlçesi
AKİN KÖYÜ

 
Akin - Sabantoy Otağı


       Akin Köyü'nün 1860 yıllarında Kafkaslardan göç ederek gelen NOGAY Türk’lerinden üç aile tarafından kurulmuş olduğu bilinmektedir.
Bazı yaşlılardan öğrendiğime göre kurucular şunlardır: Abdullah, Osman ve Hacı Yunus. Abdullah ile Osman'ın kardeş, Hacı Yunus'un ise bu iki kardeşin amcaları olduğu söylenmektedir. Kafkaslardan çıkıp  Türkiye'nin Güney bölgesinden başlayarak ova ve otların çok olduğu bir bölge olan Tuz Gölü'nün  batı tarafına yerleşmişlerdir. Yanlarında at (CILKI) sürüleri olduğu için ova ve otlakıyesi bol olan Tuz Gölü çevresine yerleşmişlerdir.

       Büyük dedem Mehmet'in Akin Köyü'nden  Hacı YUNUS ile tanışması vesilesiyle, dedem SIH ETEM ve çocukları,  1906 yılında  AKİN köyüne göç etmişlerdir. Yıllar öncesi MAT oğulları sülalesi, Hazarın kuzeydoğusundan göç ederek ANADOLU’YA geldikleri zaman, Akdeniz'i takip ederek Konya üzerinden Kara Bekirli'ye, Kara Bekirli'den Çöplülere; oradan Karakura (Doğankaya), daha sonra Kaşkar’a yerleşmişlerdir. Orayı da beğenmeyip Sadıklının eski yeri Hüyük'e yerleşmişlerdir.  Yedi aile hastalık sebebiyle  şimdiki Sadıklı'nın şimdiki olduğu yere yerleşmişlerdir.

       DEDEM ŞEREFLİKOÇHİSAR'IN  SADIKLI Köyü’ndendir. Akin köyünün halkı, o zamanlar Sadıklı köyünden buğday almaktadır. Dedem Şıh Etem ise Akin'de  askeriyenin et ihtiyacını karşılamak için büyük ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşmaktadır. Yetiştirmiş olduğu hayvanları İSTANBUL Askeri Mezbahasına götürür, teslim edermiş. Dedem, ölümünden bir kaç yıl önce kardeşi OSMAN’I  Akin köyüne yerleştirmiş. Dedem öldüğü zaman, babam H.Ömer ve amcam H.Mehmet küçük oldukları için işlerin idaresini atamız Osman ele almış. Demek ki Mat oğullarının Nogay TÜRKLER’İ ile bir bağlantısı var ki Akin halkı ile haşır neşir olmuşlar.

       
AKİN KÖYÜNÜN NÜFUSU: 1992 Nüfus sayımında  2007 olarak belirlenmiştir. AKİN’ DE bir ilköğretim okulu bulunmaktadır. İlkokul, 1959 yılında Muhtar Hasan Polat zamanında eğitim-öğretime başlamıştır. Muhtar Hasan zamanında selektör ve artezyen vurularak köyün su sorunu da giderilmiştir. Köyümüze elektrik, Muhtar Üçler Tanatar zamanında getirilmiştir. PTT acenteliği muhtar Şemsettin ÖZÇİÇEK zamanında alınmıştır.
        
       Muhtar Abdullah Karakaş zamanında köyün ortaokulu  eğitim-öğretime başlamıştır. Köydeki terkos suyu, köyden bir vatandaşın vermiş olduğu para ve köy gençlerinin imecesi sonucu Köy Hizmetleri Kurumunca şebeke suyu haline getirilip köye dağıtılmıştır. Bu dönemde köy konağı yapılmış ve buraya PTT şubesi ve telefon santrali yerleştirilmiştir. Muhtar Osman Kaya zamanında ise aynı binanın üst katı sağlık ocağına tahsis edilerek sağlık görevlileri getirilmiştir. Ayni dönemde kanalizasyon alt yapısı oluşturulmuş; ayrıca orman ekimi çalışmasına başlanmıştır. Muhtar Zekeriya Aytav zamanında sağlık ocağına  ebe getirilmiş; ormana fidan ekimine devam edilmiştir. Köye hizmette kusur edilmemiştir. Hollanda'da ve İsveç'te çalışan bir kaç köylümüzün parasal yardımı ve muhtarlıkça morglu bir cenaze arabası satın alınmıştır.
         
       Köy halkı çiftçilikle uğraşmaktadır. 2004 tarihinde köylüler tarafından Kooperatif kurularak Tarım Bakanlığı'ndan hayvancılık yapmak amacıyla destek kredisi alınmıştır.  50 dar gelirli çiftçinin üye olarak aldığı bu kredi ile kişi başına 25 adet koyun alınmıştır. Artan krediyle köye işletme binası yapılmıştır. Köylünün elde ettiği süt burada değerlendirilmektedir.
 
       Kaynak: http://www.cemalunal.com/



                         Sabantoy Şenliklerinden Görüntüler



SABANTOY

       Saban toy, ekinlerin büyümeğe başladığı, toprağın yeşerdiği ve tabiatın yeniden canlandığı, baharın uyandığı dönemi temsil eder. Etimolojik olarak Saban, tarlada öküzlerin çektiği ve insan kuvveti ile bastırılarak tarlanın sürülmesine yarayan bir tarım aletidir. Genel adı karasabandır. Toy ise, Orta Asya’da yaşayan Türklerin kullandığı ve anlam olarak düğün, eğlence anlamlarını kapsayan ve  karşılayan bir kelime  olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu iki kelimenin bileşimi  olan Sabantoy, aynı zamanda Nevruz’un taşıdığı anlamı da kendi içerisinde taşıyarak özde, sabanın bitirildiği ve tarlaların meyvelerini vermeye başlayacağı dönemi karşılayan bir şölendir. Bahar ve baharı karşılama şölenidir. 
      
       Türklerin kültürlerinde, yaşadıkları coğrafyaların tümünde ve neredeyse tarih boyunca baharın gelişi kutlana gelmiştir. Türk, belli bir ırka mensup birçok boyu, birbirine yakın kültürleri temsil eden bir terimdir. Dolayısıyla aynı ırka mensup olan ama farklı coğrafyalarda yaşayan ve benzer veya farklı kültürlere sahip olan bu milletler baharın gelişini de farklı isimlerle kutlamışlardır.


       Azeriler, Kazaklar  ve Karapapaklar’da  “Ergenekon Bayramı” adını alan dönem Altay Türklerinde  “Cılgayak Bayramı”, Gagavuzlarda “İlk Yaz”, Kumuk Türklerinde “Yaz Baş”, Türkmenlerde “Teze Yıl”, Başkurt Türklerinde “Ekin Bayramı”, Doğu Türkistan’da “Yeni Gün, Baş Bahar”, Uygur Türklerinde “Yeni Gün”, yine Kazaklar ve Karapapaklarda “Teyekemeb”, Karaçay- Balkar Türkleri “Gollu, Gutan, Saban , Sabantoy, Tegri ve Toy”,  Hakas Türkleri “Cılsırtı ve Ulu Kün”, Mogay Türkleri ile Nogay  Türkleri “Sabantoy” olarak adlandırmışlardır. Dünyada bilinen ve yaygın kullanılan ismi ise Nevruz ve Yeni Gün’ dür.

       Kaynak:http://www.nogayturkdergisi.com/

       K.Maraş Göksun Ortatepe köyünde de, Avarca ‘öküz koşumu’ anlamına gelen “Otsbay”  Ata Vatanları Dağıstan’daki gibi, her yıl Şenliklerle görkemli bir şekilde kutlanır. 
       
"ahhulgoh” un Notu.

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!