DAĞISTAN HALK OZANLARI - 2

 

DAĞISTAN HALK OZANLARI Efendi Kapiyev:          1909–1944 Lak

“Efendi Kapiyev’in Sovyet literaturası içinde özel bir yeri vardır. Kendi ‘Lak’ olmasına rağmen o, Rusça yazardı. Kültür bakımından Rus, fakat klasik Avar edebiyatını tercih ederdi.” diye yazdı Rusların meşhur yazarı P.Pavlenko.

Efendi Kapiyev Dağıstan’ın en ünlü yazarları arasında yer alır. Çok hareketçi bir kişiliğe sahip olan Kapiyev Kumukçayı ve Avarcayı da biliyordu. Mahaçkala’da ve Temirhan – Şura’da çıkan gazetelerde yazarlık yaptı. İkinci dünya harbine, hasta olmasına rağmen ısrarla katılarak savaş muhabirliği yaptı. Nihayet yakalandığı bu hastalıktan kurtulamayarak 1944 yılında vefat etti. 

    

Atkay Adjamatov: 1910 -         Kumuk

 Atkay Adjamatov 1910 yılında Andrey-aul köyünde doğdu. Atkay, henüz küçük yaşlarda iken severdi, esprili ve iğneleyici yazmayı. O, ilk tahsilini komşu köyde tamamladı. Atkay öğretmen olmayı çok arzuluyordu, Temirhan-Şura öğretmen okuluna kaydolarak tahsil hayatını orada sürdürdü.

Bu okulda Efendi Kapiyev ile tanışarak arkadaş oldular. Daha sonra Mahaçkala’ya gelerek Kumukların “Yoldaş” isimli gazetede birlikte çalıştılar. Burada çalışırlarken, biri Kumuk biri Lak olan bu arkadaşlar kendi şiirlerini ve öykülerini de bu gazetede yayımladılar. Bu iki arkadaşın dostlukları, Efendi Kapiyev’in ömrünün son günlerine kadar devam etti.

Atkay 1927 yılında başlamıştı, yazarlığa ve şiire. Onun ilk şiirleri Yoldaş gazetesinde yayımlandı. 1933 yılında yazdığı “Özel Mülke Ateş” isimli şiiri ile meşhur olan Atkay, 1934 yılında Dağıstan yazarları delegeliğine seçildi.

Atkay’ın en ünlü eserlerinden biri de “Ben kıvanç duyarım” adlı eseridir. 1939 yılında yazdığı bu eseri, Atkay’ı mesleğinin doruğuna ulaştırdı.

 

Hizril Avşamulov:       1913 - Tat.

“Dağıstan’da yaşamlarını sürdüren halkların birçok şairleri bulunmakta ve bunların arasında Tat’lar da yer almaktadır. Bizim nüfusumuz pek fazla değil, yaklaşık 30 bin kişi kadarız. O, küçük halkın çocuğuyum ben de.”  

Böyle yazıyor, Hizril Avşamilov kendi ve halkı hakkında.

Yazar, eski Derbent yakınındaki NYUGDİ köyünde doğdu. Henüz 12 yaşında iken annesini ve babasını kaybetti. Hizril Avşamilov yetimlerin en büyüğüydü. Kendisi ve kardeşlerinin geçimi için hemen iş aramaya koyuldu. Ne iş bulursa yaptı. Kuzulara - buzağılara baktı, kazma kürek salladı, bostanda çalıştı, geceleri bekçilik yaparak domuzlardan mısır tarlalarını korudu.

1933 yılında Oblast’ın okulunda okumaya başladı. Bu okuldan mezun olduktan sonra, o yörede Tat dilinde “Zekmetkeş” adı altında çıkmakta olan gazetede çalıştı. Hizril Avşalumov’un folklora ve  edebiyata çok yatkın olduğu orada belirgin şekilde ortaya çıktı. O, Tat’ların köylerine gittikçe Halk masallarını ve türkülerini toplayıp getirirdi ve akabinde de bunları yayınlardı.

Hizril Avşamulov’un bu üstün yeteneğini fark eden “Dağıstan Dil, Tarih ve Edebiyat Enstitüsü” nün hocaları onu yanlarına aldılar. Orada çalışırken, Rus-Tat dilleri sözlüğünü de hazırlayarak yayınladı.

İkinci dünya harbi yıllarında savaşa katıldı ve iki kez yaralandı. Savaş bittikten sonra da 1955 yılına kadar orduda subay olarak görev yaptı. Bu tarihten sonra “Dağıstan Pravda” gazetesinde uzun yıllar yazarlık yaptı ve birçok öyküleri yayınlandı.

 

Muttalip Mitarov:  1920 -       Tabasaran

Mutallip Mitarov  eski Kyuru yöresinin KANDIK köyünde doğdu. Muttalip’in babası inşaat ustası ve marangozdu. Babasıyla birlikte Yug yöresinde (Dağıstan’ın güneyi) değişik lisan konuşan köylerde çalıştı. Lezgi, Tabasaran, Agul, Azerbaycan ve diğer dilleri konuşan bu köylerde birçok lisan öğrendi ve o halkların yaşamları hakkında bilgi edindi.

Şiire ve edebiyata yatkın olan Muttalip, henüz daha okulda okurken şiir yazmayı denedi. Şiir yazma işinde başarılı oldu ve Reyon’un gazetesinde Tabasaranca ve Rusça şiirleri yayınladı.

Mutallip, 1939 yılında ünlü Dağıstan Halk Ozanı Süleyman Stalskiy’in eserlerini ana dili olan Tabasaranca’ya çeviri yaparak yayınlaması ile meşhur oldu. Daha Sonra, Dağıstan’ın diğer Ozanların eserleri ile dünyaca ünlü A.S.Puşkin’in ve M.YU. Lermentov’un seçme eserlerini Tabasaranca’ya çeviri yaptı.

İkinci dünya harbi yıllarında Almanlara karşı yapılan savaşa da katılan Mutallip, bu savaşta büyük yararlıklar gösterdi. Fakat harpte ağır bir şekilde yaralanması ile ilk tedavisinden sonra evine gönderildi.

Mutallip Mitarov, savaş hakkında yazmış olduğu şiirlerin bazılarını Rusça’ya da çevirdi. Savaşın acımasızlığını ve vahşetini dile getiren bu şiirler ilk defa ‘Moskova’ dergisinde yayınlandı. 

 

Ahmedhan Abu-Bakar: 1931:        Dargi.   

Ahmedhan Abubakar, altın - gümüş işlemeciliği ve el sanatları ile ünlü Kubaçi kasabasında 1931 yılında doğdu. Onun babası da altın – savat işletmeciliği ustası idi. Ahmedhan Abu-Bakar, henüz çocuk yaşlarda okula başlaması ile o da her Kubaçili gibi baba sanatını öğrenmeye başladı.

Anne-babası ve köylüleri onun da iyi bir savat işleme ustası olacağını umuyorlardı. Fakat Ahmedhan baba mesleğini pek benimsemedi. Çünkü o, edebiyatı seviyordu. “Yağmurun şavkı” adlı ilk eserinde çıkan şiirleri Ahmedhan’a, Moskova – Gorki Üniversitesinin yolunu açtı. Bu üniversitede tahsilini tamamladıktan sonra, 1956 yılında branşı ile ilgili kurslara katıldı. “Gök kubbesi bulutlardan arınıyor” adlı eserini de orada yazdı.

Ahmedhan Abu-Bakar birçok eser yazdı, fakat 1960’ta yazdığı “Dargi Kızları” adlı eseri onu en çok meşhur eden eser oldu. Bu eseri Dağıstan dillerine, Rusçaya ve ülke dışında birçok dillere çevrildi.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !